ayhan altay

ANASAYFA

ÖZGEÇMİŞ

KÖŞE YAZILARIM

ARASIRA YAZDIKLARIM

YAZILARIM

ŞİİRLERİM

FOTO

GÖRSELLER

BANA YAZILANLAR

 

KRAL ÇIPLAK
Çoğumuzun bildiği bir öyküdür kral çıplak... (Aynı zamanda Melih Pekdemir'in kitabının da adıdır.) Biz şimdi bu öyküyü bölüm başlarıyla ve günümüzün adı yok bir ülkesiyle ilişkilendirerek yenileyelim.
1. Ülkelerden birinde gururlu bir kral varmış. Her şeyin en iyisini kendisinin bildiğini sanırmış.
     Günümüzdeki ülkenin kibirli yöneticileri en iyi kendilerinin yönettiğini söylerlermiş.
2. Ülkeye bir dolandırıcı gelmiş. Kralın bu huyunu öğrenmiş ve kendisini eşi bulunmaz bir terzi olarak tanıtmış. Krala övgüler yağdırmış, en iyi elbiseleri kendisine dikeceğine inandırmış.
     ABD günümüzdeki bu ülke ile ilişki kurmuş. Kendilerini her zaman koruyacağına, borç vererek kalkındıracağına yöneticileri inandırmış.
3. Terzi kendisinin iki yardımcısı olduğunu, ancak onlarla birlikte başarılı olacağını söylemiş.
     ABD, IMF ve Dünya Bankası ile  bunu gerçekleştirmiş.
4. Sahtekar terzi bolca kumaş, altın, gümüş ve değerli taşlar istemiş ve almış.
     ABD, günümüzdeki ülkeyi her yönden kendisine bağımlı kılacak ikili anlaşmaları imzalatmış.
5. Terziler aldıklarını kendileri için saklayıp, sanki elbise diker gibi hareketler yapıyorlarmış. Bu arada da "aptal olanların bu elbiseyi göremeyeceğini" söylerlermiş. Ülke yöneticileri elbiseyi görememelerine karşın kendilerine aptal denilmemesi ve görevlerinden alınmaktan çekindikleri için birbirlerine elbiseyi överlermiş.
     Günümüzdeki ülkenin üst yöneticilerinden bazıları durumu sezmeye başlasa bile kendi çıkarları için bu yalancı ve geçici duruma övgüler düzerlermiş.
6. Terziler, uzunca bir süre sonra, krala elbisenin bittiğini bildirmişler. Hiç kimsenin göremediği ama herkesin görüyormuş gibi davrandığı elbiseyi ülkenin en büyük bayram gününde krala giydirmişler. Kral çırılçıplak sokaklardan geçerken bir çocuk "kral çıplak, kral çıplak" diye bağırmış.
     Şimdi, öykünün bundan sonrası farklılık gösteriyor. Günümüzdeki ülkenin aydınları ve solcuları -daha kral sokağa çıkmadan- yöntemin yanlış olduğunu söylemişler. Bunu söyleyenler sürülmüş, işkencelerden geçirilmiş, hapse atılmış, açık ya da gizlice öldürülmüş. Yıllar sonra, ülke borçlarının faizlerini yeni borçlarla öder duruma geldiğinde bile yöntemin yanlış olduğunu söylemek bilgisizlik ve dinozorluk olarak tanımlanmış.
7. Küçük çocuğun sesi tüm halkı etkilemiş ve sahtekarların kralı dolandırdıklarını tüm ülke kabul etmiş.
     Günümüzdeki ülkenin 'kral çıplak' diyenlerinin sesi, ABD yanlısı medyası ve aralarında sahte sosyal demokratların da bulunduğu işbirlikçileri tarafından engellenmiş, içi boş top oyunu başarıları, sanatçı diye yutturulan  şarlatanların kepazelikleriyle halk afyonlanmış. Borcu, borçla döndürenler de bulunmaz hint kumaşı (siz ABD kumaşı anlayın) olarak sunulmuş..
     Sonra ne mi olmuş?..
     Elinin körü olmuş... Aynaya bakan ne olduğunu görmüş...

Not: Bu yazıyı Eylül 2004 tarihinde yazmışım. Sizce güncelliğini yitirmiş mi?