ayhan altay

ANASAYFA

ÖZGEÇMİŞ

KÖŞE YAZILARIM

ARASIRA YAZDIKLARIM

YAZILARIM

ŞİİRLERİM

FOTO

GÖRSELLER

BANA YAZILANLAR

 

 

 

 

 

         İLLA Kİ BARIŞ

         Sayı ister yirmi olsun, ister bir. Dalfidan gençlerin acımasızca toprağa düşürüldüğü uzun bir savaş dönemini yaşadık. Anaların yüreklerinin alaz alaz yandığı dönemleri. “Şehit” tanımlaması söndürmesi yürek yangınını.

         Suç bizim, hepimizin. Sokaklarda naralanmakla çözülmüyor sorunlar. Kardeş sofrasına çevirip bu dünyada yaratamazsak cenneti boş her şey.

         Bugün değilse ne zaman bağıracağız “insanlar ölmesin, öldürülmesin” diye.

         Nerede silahtan başka çözüm üretemeyenler varsa tükürelim suratlarına ayrımsız. Kan akıtanın da, kanı kanla yıkayanlarında dikilelim karşılarına.

         Haklı ya da haksız hiçbir gerekçesi olamaz öldürmenin. Sivil ya da üniformalı, barışta ya da savaşta insan öldürmenin tek adı cinayettir.
Birileri savaştan rant devşirmeye alışkın. Onlar kanla beslenecek diye kindarlığımızla yağ sürmeyelim ekmeklerine.

         Her gün yeni bir tahrik, her gün yeniden başlayan kin olmasın diye, insanlar öldürülmesin diye; ne olursa olsun her zaman barış yanlısı olmak gerekmiyor mu?

         Bir canlının yaşam hakkından daha kutsal olan bir şey mi var?
         “Kahrolsun” nidalarıyla lanet okumanın bir işe yaramadığını görmüyor muyuz?
         Üç gün önce Lice’de öldürülen bir sivil.
         Ertesi gün garnizonun içerisindeki direkten indirilen bir bayrak.
         Sokaklarda öfke, kin, garez eşliğinde ölüm kusan sloganlar.
         Kızmamız gerekiyorsa eğer, kimlere kızacağımızı iyi saptamalıyız.
         Yıllarca silahtan, şiddetten ve ölümden başka çözüm üretemeyen siyasilere kızmak gerekmiyor mu? Bir yılı aşkın süredir yaratılan suskunluk ortamında bile kalekol yapımından başka bir çözümü üretmeyenlere olmalı kızgınlığımız.

         Seçimlerde yitirilecek birkaç oy korkusundan çözümü erteleyenlere ne diyeceğiz?

         Ya da birkaç oy kapma uğruna barışa katkı koymayan, barışa karşı duran muhaliflere nasıl bir ceza keseceğiz?
         Zor günlerdeyiz.
         Söyleyeceğimiz sözü de, atacağımız her adımı da kırk düşünerek gerçekleştirmemiz gereken günlerde.

         Analar çocuklarını sağ istiyor. Artık kimse duramaz barışın önünde. Duran ya da durmaya kalkanlar alırlar analardan yanıtlarını.

 

         Evet, “öfke baldan tatlıdır” ama unutmayalım ki “öfkeyle kalkan, zararla oturur.

         Daha fazla insan ölmesin diye öfkemize yenik düşmemeyi ne zaman öğreneceğiz?

 

     

       

Compare OoMA vs Vonage Voice Quality