ayhan altay

ANASAYFA

ÖZGEÇMİŞ

KÖŞE YAZILARIM

ARASIRA YAZDIKLARIM

YAZILARIM

ŞİİRLERİM

FOTO

GÖRSELLER

BANA YAZILANLAR

 

            Sosyal medyada son günlerde en çok gündeme gelen konu; Diyanet İşleri Başkanlığı. 2015 yılı bütçesi tam 5.743.383.000 TL olan Başkanlık, içlerinde İçişleri Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığının da bulunduğu tam on bakanlığın bütçelerini geride bırakmıştı. Basından izlediğimize göre Diyanet İşleri’ne bu bütçe yetmemiş ve 700.000.000- TL ek bütçe istemişti.

            Bu korkunç bütçeye karşın ne üretti Diyanet İşleri? Ele gelir, dişe dokunur ne üretti? Bilen varsa bildirsin.

            Diyanet işlerinin ürettiği fetvaların bir bölümü ise evlere şenlik. Özellikle son günlerde ipe sapa gelmez bir sürü açıklama ortalığa yayıldı. Doğrusu insanın inanası gelmiyor.

            “Alevilerle evlenilebilir mi” sorusuna; “Müslüman olanla evlenilir, olmayanla evlenilmez” yanıtını veriyor Diyanet.

            Şimdi bu yanıtı nereye koyarsınız, neresini düzeltirsiniz?
            1-Tarihe baktığımızda Müslümanla, Müslüman olmayanın evliliğine on binlerce örnek bulunur.
            2- Yanıtı nasıl yorumlayacaksınız? Bu yanıttan iki karşıt sonuç çıkarılabilir. Birincisi; “aleviler Müslüman değildir, evlenilemez”, ikincisi; “Müslüman sayarsanız evlenebilirsiniz.” Yani sorunun somut yanıtı yok. Benim anladığım ise; açıkça “evlenilmez” demesi karşısında gelecek tepkileri göze alamadığı için kıvırtarak, ima ile “evlenilmez” demesi.

            Cemevlerini kırmızıçizgisi olarak açıklayan Diyanete ne diyeceksiniz? Yahu, sana ne kimin nerede, nasıl tapınacağından. Sana ne başkalarının inancından. İnsansan, diğer insanların inançlarına saygı duymak zorundasın. Gerisi seni ilgilendirmez.

            Gelelim Diyanet’in son bombasına: “Babalar, kendi öz kızlarına şehvetle bakabilirler.”

            Bu artık bardağın değil, kovanın hatta kazanın taştığı nokta oldu. Gelişen tepkiler karşısında Diyanet, internet sitesinin bu fetvanın bulunduğu sayfasını karartmak zorunda kaldı. Daha sonra da bir açıklama yaparak bunun “kumpas” olduğunu iddia etti.

             Hiçbir inandırıcılığı olmayan bu açıklama havada kalmaya mahkûm. Fetva sicili bozuk bu kurumun kırdığı ceviz çoktan kırkı geçti.

            ****

            Be arkadaş bir kere de halkın yanında olsanız. “Grev caiz değildir” diyen imamlarınıza, “hakkını arayan yoksulun yanında olun” deseniz.

            “Feminizm ahlaksızlıktır” diyeceğinize, “kadınlar, ”toplumun eşit bireyleridir” diyebilseniz.

            “Size emanet edilen toplumun varlığı üzerinden kişisel pay çıkarmak hırsızlığın daniskasıdır” deseniz, dilleriniz mi kurur?

            Sahi, sizin gibiler neden her zaman varsıl egemenin yanında yer alırlar da yoksul halka şükretmeyi öğütlerler?

            ****

            Gerçekte Diyanet İşleri Başkanlığı laik bir ülkede asla olmaması gereken bir kurum. Belirli bir dinin, belirli bir mezhebinin üst kuruluşu olmaktan öte gidemeyen bu kuruma tüm halkın bütçesinden pay verilmesinin ne laiklikle, ne demokrasiyle ne de adaletle bir ilgisi olamaz.

            Demokratik ülkelerde her inancın mabedinin giderleri, o inançta olanların bağışları ile karşılanır. Olması gereken de budur. Başka inançlardan alınan vergilerin, yalnızca bir inancın temsilcilerince harcanması adaletsizliğin en belirgin örneği olur.

            Diyanet İşleri Başkanlığının demokratik, laik ülkelerde yeri yoktur. Şimdilerde üzerinde çalışma başlatılmaya çalışılan “yeni anayasa” yapıcılarına duyurulur.


.

http://www.hitwebcounter.com/